Hamam denince akla gelen ilk görüntü, bol köpük ve mermer üzerinde uzanan bir misafirdir. Bu görüntünün arkasında iki ayrı uygulama vardır: kese ve köpük masajı. İkisi çoğu zaman birlikte sunulur ama farklı amaçlara hizmet ederler.
Kese nedir?
Kese, ipek veya benzeri dokudan üretilen bir eldivenle cildin yüzeyindeki ölü hücrelerin uzaklaştırılması işlemidir. Uygulama, cilt yeterince ısındıktan ve nemlendikten sonra yapılır; kuru cilde kese yapılmaz. Amacı derinlemesine bir temizlik değil, yüzeydeki tabakanın nazikçe arındırılmasıdır.
Kese sonrasında cildin daha pürüzsüz hissedilmesinin nedeni budur. Uygulamanın yoğunluğu misafire göre ayarlanır; hassas ciltler için daha yumuşak bir kese tercih edilir.
Köpük masajı nedir?
Köpük masajı, zeytinyağı sabunundan elde edilen yoğun köpüğün bir torba yardımıyla bedene yayılması ve bu köpük üzerinden yumuşak masaj hareketleri uygulanmasıdır. Burada amaç arınmadan çok gevşemedir. Köpüğün kayganlığı, dokunuşların akıcı ve rahatsız etmeyen bir ritimde ilerlemesini sağlar.
Neden birlikte uygulanır?
Kese cildi arındırır, köpük ise hem cildi yumuşatır hem de kese sonrası oluşabilecek hassasiyeti dengeler. Bu nedenle klasik hamam akışında kese her zaman köpükten önce gelir. Tersi sıralama uygulanmaz.
Kimler için uygundur?
Sağlıklı bir cilde sahip hemen herkes bu uygulamalardan yararlanabilir. Ancak açık yara, güneş yanığı, egzama gibi cilt problemleri olan misafirlerin öncelikle hekimlerine danışması gerekir. Hamilelik döneminde de aynı öneri geçerlidir.
Ne sıklıkla yaptırılmalı?
Cilt yapısına göre değişmekle birlikte, pek çok misafirimiz iki haftada bir ziyareti konforlu buluyor. Çok sık kese uygulaması cildin doğal dengesini zorlayabileceğinden, ekibimizin önerisi bu aralığı korumanız yönünde.
Sonrasında ne yapmalı?
Uygulama sonrası cildi nemlendirmek iyi bir fikirdir. Bol su içmek, dinlenme alanında en az yarım saat kalmak ve aynı gün yoğun güneşten kaçınmak, deneyimin etkisini uzatır.
